enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
15,8769
EURO
16,8435
ALTIN
942,56
BIST
2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
22°C
Pazartesi Az Bulutlu
22°C
Salı Az Bulutlu
23°C
Çarşamba Açık
24°C
DİKEY REKLAM
DİKEY REKLAM

‘Şiddet içerikli haberler çocuklarda daha fazla stres yaratır’

‘Şiddet içerikli haberler çocuklarda daha fazla stres yaratır’
26.12.2016
0
A+
A-

‘Şiddet içerikli haberler çocuklarda daha fazla stres yaratır’

Son günlerde yaşanan terör olayları her yaştan insanı derinden etkiledi. Hem sosyal medyada hem de televizyon ve gazetelerde geniş yer bulan haberler, yorumlar, görseller çocuklar üzerinde de derin izler bırakabiliyor. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar, bu gibi durumlarda özellikle çocukların ruh sağlığını korumak adına alınacak önlemler hakkında aileleri bilgilendirdi.

Çocukların yaş aralıkları, gelişim özellikleri ve mizaçlarının göz önünde bulundurularak bu tür içeriklerden haberdar olmaları gerektiğini söyleyen Koçkar, “Okul öncesi dönemde yer alan çocukların hiçbir şekilde bu haberlere maruz kalmaması lazım. Bu yaş grubunda yer alan çocukların yanında bu tür konuları konuşmak bile rahatsız edici, çünkü her türlü belirsizlik durumu çocuklarda çok fazla stres yaratır” dedi.

“Kaygı düzeyi yüksek çocuklar bu tür haberlerden uzak tutulmalı”

6-11 yaş aralığındaki çocuklara bu tür haberlerin kontrollü bir şekilde verilebileceğini ifade eden Koçkar şöyle konuştu:

“Bu yaş grubundaki çocuklar da televizyonda ve gazetelerde yer alan haberleri izleyip, okumamalı. Ancak bir şekilde bu haberlere maruz kalmış çocuklara, olayın ne olduğu somut söylemlerle aileleri tarafından anlatılmalıdır. Çünkü bu yaştaki çocuklar olayları anlamlandıramasa bile anlayabilecek durumdadır. Söz konusu kaygı düzeyi yüksek çocuklar ise ülkede bomba patladığını anlatmaya çalışmak çocuğun yalnızca ruhsal dengesini bozar. O nedenle bilgi verirken çocuğun yaşı ve yapısına göre hareket etmek en uygun yol olacaktır.”

Çocukların anma törenlerinde yer alması doğru mu?

Anma törenlerinde çocukların yer alıp almaması konusuna da değinen Koçkar şunları söyledi:
“Hiçbir şeyden haberi olmayan bir çocuk bu tür törenlerde yer alamayabilir. Çünkü bu çocuklar zaten durumu anlamayacaktır. Ancak çocuk bir şekilde durumdan haberdarsa, olay yakınlarda olduysa veya bir yakını bu durumdan etkilendiyse o zaman çocukların anma törenlerinde yer almasında bir sıkıntı olmayacaktır. 12-18 yaş arası ergenlik çağındaki çocuklara bakıldığında da bu durumun farkında olan çocukların anma etkinliklerinde bulunmasının bir sakıncası yoktur. Bu gibi durumlarda genel prensip ‘çocuk sordukça cevaplar verilmeli’ olmalıdır.”

Anne babanın kontrolü önemli

Özellikle okul öncesi ve ilkokul dönemindeki çocukların sosyal medyaya maruz kalmaması gerektiğinin altını çizen Koçkar, “Çocuk buna maruz kalıyorsa burada en büyük görev anne babaya düşüyor. Aileler gün içinde görülen haberler konusunda çocukla konuşabilir. Çünkü sosyal medyada şiddet içeren veya uygunsuz mesajlar taşıyan pek çok içerik de yer alıyor. Bunları tek tek anlatıp, açıklamak lazım. Bu noktada velilerin ciddi bir kontrol mekanizmasını devreye sokmaları gerekiyor. Çünkü çocuk gördüklerini anlamlandıramayabilir veya yanlış anlayabilir” dedi.

“Travma sonrası stres bozukluğu için önleyici ruh sağlığı çalışmaları yapılmalı”

Çocuklarda yaşanan travma sonrası stres bozukluğunun önlenme yolları hakkında da bilgi veren Koçkar, “Geniş çaplı önleyici ruh sağlığı çalışması yapılması gerekiyor” dedi. Özellikle Suriye’den gelen mülteci çocuklar özelinde bu durumu değerlendiren Koçkar şöyle konuştu:

“Bu çocuklar savaşa maruz kalmanın ötesinde çok ciddi bir yaşam değişikliği yaşamış, evlerini, yaşam tarzlarını bırakıp başka bir ülkeye gelmiş durumdalar. Üstelik bunu kendi istekleriyle ve olumlu koşullarda da yapmadılar. Her türlü yaşam koşulu değişikliğinin stres yaratacağını düşünürsek hem bu çocukların hem de ailelerinin belli eğitimlere tabii tutulması gerekiyor. Özellikle anne babalara bu konuda çok fazla görev düşüyor. Eğer anne baba kendisi mutsuz veya huzursuz ise çocuğa yardımcı olamaz. Çocuklarda iştah ve uyku düzeninde değişimler yaşanıyorsa bu çocuklarda stres bozukluğu olma ihtimali vardır. Ailelerin bu gözlemi yapabilmesi önemlidir. Bu gibi durumlarda çocukla konuşmak, oyun oynamak çevresinde olan bitenlerin ne olduğunu anlatmak çok önemlidir. Çünkü belirsizlik ruh sağlığını olumsuz etkileyecek durumların başında gelir.”

Ayrıntılı Bilgi:

 

Ayça Yılmazel / Kurumsal İletişim Daire Başkanlığı

E-mail: ayca.yilmazel@kemerburgaz.edu.tr

Tel: 0212 604 01 00 (1841)

GSM: 0532 780 93 62

 

REKLAM ALANI
ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.