enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
9,2220
EURO
10,7186
ALTIN
524,31
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Sağanak
21°C
İstanbul
21°C
Hafif Sağanak
Cumartesi Sağanak Yağışlı
19°C
Pazar Sağanak Yağışlı
17°C
Pazartesi Sağanak Yağışlı
17°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
DİKEY REKLAM
DİKEY REKLAM

Kablosuz ağınızı şifreleyin

Kablosuz ağınızı şifreleyin
25.08.2015
0
A+
A-

 Wi-Fi
ağınızın güvenliğini sağlamanız gerektiğini bilseniz de, tüm bu
şifreleme ile ilgili kısaltma sözcükleri kafanızı karıştırabilir. Bu
yazımızda, WEP, WPA, ve WPA2 gibi şifreleme standartları arasındaki
farkları ve hangisini evinizdeki Wi-Fi ağında kullanmanız gerektiğini
açıklayacağız.

Neden önemli?

Size söylenenleri yapıp, router`ınıza
giriş yaptınız, şifresini ayarladınız, ilk kez bağlıyorsunuz.
Şifreleme standardı ayarı olarak seçtiğiniz o küçük ayarın ne önemi
var? Görünüşe bakılırsa, oldukça önemi var. Günümüzün güçlenen
bilgisayarları ve keşfedilen sistem açıkları yüzünden, tüm eski
şifreleme sistemlerinde olduğu gibi, Wi-Fi için de eski şifreleme
sistemleri risk altında. İstenmeyen birinin Wi-Fi ağınıza girip, sizi
polislik edecek seviyede yasadışı iş yapabileceği düşünüldüğünde, bu
güvenliğin önemini daha iyi anlayabiliriz. Şifreleme standartları
arasındaki farkları anlayıp, en gelişmiş olanını router`ınızda
kullanmak, desteklemiyorsa da yenisini almak, ev ağınıza birinin
rahatlıkla girebilme stresinden sizi kurtaracaktır.


90`ların sonlarından beri, Wi-Fi güvenlik algoritmaları
birçok değişikliğe uğradı. Güncellemelerle eskileri hızla değerini
kaybetti ve yenileri de sürekli revize edildi.  Wi-Fi tarihine
yapacağımız küçük gezide, bugünün standartlarını daha iyi anlayıp, neden
eski standartlardan kaçınmamız gerektiğini bileceğiz.

 

Wired Equivalent Privacy (WEP) – (Kabloluya Eşit Güvenlik)

 

Wired
Equivalent Privacy (WEP), dünyada en çok kullanılan Wi-Fi güvenlik
algoritması. Bunun sebebi ise, geriye uyumluluğu ve birçok router`ın
kontrol panelinde ilk sırada yer alması.

WEP`in
bir Wi-Fi güvenlik standardı olarak kabul edilmesi Eylül 1999`da
gerçekleşmişti. WEP`in ilk sürümleri, yeni çıktıklarında bile pek güçlü
değildiler. Çünkü Amerika`nın bazı kriptografik teknolojilerin
kullanılmasını sınırlaması, üreticilerin sadece 64-bit şifreleme
kullanmasına izin veriyordu.  Sınırlamalar kaldırıldığında, bu 128-bit`e
çıkarıldı. Günümüzde 256-bit WEP şifrelemesi mevcut olsa da, 128-bit
şifreleme halen en yaygın olarak kullanılan.

Algoritmadaki bir çok düzeltmeye ve arttırılan anahtar boyutuna rağmen, WEP
standardında zaman içinde birçok güvenlik açığı keşfedildi ve
bilgisayar gücünün de artmasıyla, bu açıkları kötüye kullanmak git gide
kolaylaştı. 2005 yılında FBI, WEP`in zayıflığını
insanlara anlatabilmek için, ücretsiz yazılımlarla WEP şifrelerinin ne
kadar kolay kırılabildiğini gösterdi.

WEP
sistemini canlandırma adına yapılan geliştirmelere, geçici çözümlere,
ve diğer çabalara rağmen, bu standart aşırı derecede savunmasız kalmaya
devam ediyor. WEP`e güvenen bir sistem güncellenmeli, ve eğer
güncellemek mümkün değilse, değiştirilmeli. Wi-Fi Alliance, 2004 yılında resmi olarak WEP`i emekli etti.

Wi-Fi Protected Access (WPA) – (Wi-Fi Korumalı Erişim)

 

Wi-Fi
Protected Access, Wi-Fi Alliance`ın güvenlik açıkları gitgide artan
WEP`e direk cevabıydı. 2003 yılında, WEP resmi olarak emekli edilmeden
bir sene önce resmi olarak kabul edildi. En yaygın olan WPA
konfigürasyonu, WPA-PSK (Pre-Shared Key). WPA`da kullanılan anahtarlar 256-bit, ve bu WEP sisteminde kullanılan 64-bit ve 128-bit anahtarlara göre önemli bir gelişme.

WPA`nın
sahip olduğu önemli farklılıklar arasında, bir saldırgan tarafından
kullanıcı ile erişim noktası arasındaki paketlerin ele geçirilip
geçirilmediğini veya üzerinde oynandığını anlayabilen “message interity
checks” özelliği. Bir de Temporal Key Integrity Protocol (TKIP). TKIP,
paket başına anahtar sistemiyle, WEP`te kullanılan sabit anahtar
sisteminden çok daha güvenli. TKIP de daha sonralarda Advanced
Encryption Standard (AES)`in gölgesinde kaldı.

WPA,
WEP`e oranla ne kadar daha gelişmiş olursa olsun, WEP`in hayaleti
WPA`nın peşini hiç bırakmadı.  WPA`nın temel bir öğesi olan TKIP,
firmware güncellemeleriyle kolaylıkla WEP kullanan cihazlara
uygulanabilecek şekilde tasarlanmıştı. Öyle ki, WEP sistemindeki belli
başlı bazı unsurları tekrar kullanmak zorunda kaldı, ve bunlar da
zamanla tehlikeli açıklar verdi.

 

Atası
WEP`e olduğu gibi, WPA`nın da saldırılara ne kadar açık oluğu bir çok
kez gösterildi. İlginç olansa, WPA sisteminin kırılması daha çok WPA
algoritmasına direk bir saldırıyla değil, aygıtları birbirine bağlamayı
kolaylaştırmak amacı taşıyan Wi-Fi Protected Setup (WPS)`ın aracılığıyla yapılması.

Wi-Fi Protected Access II (WPA2) – (Wi-Fi Korumalı Erişim II)

 

2006`ya geldiğimizde, WPA2,
WPA`nın resmi olarak yerine geçti. WPA ve WPA2 arasındaki en önemli
değişikliklerden biri, AES algoritmalarının zorunlu kullanımı ve CCMP
(Counter Cipher Mode with Block Chaining Message Authentication Code
Protocol)`nin, TKIP`ın yerini almasıydı (fakat TKIP, WPA ile birlikte
çalışabilmek için hala tutuluyor).

Şu
an WPA2`nin en büyük güvenlik açığı ise biraz karışık. Bu açığı
kullanabilmek için, saldırıyı gerçekleştirenin Wi-Fi ağına zaten erişim
sağlayabiliyor olması gerekiyor ki belli anahtarlara erişim
sağlayabilsin ve ağdaki diğer cihazlara saldırı gerçekleştirebilsin. 
Yani, bugün için WPA2`nin açıkları, ev ağları için neredeyse hiçbir
tehlike arz etmezken, kuruluş bilgisayarları için bir derece tehlike arz
ediyor.

 

Ne yazık ki, WPA`nın zırhındaki en büyük delik, Wi-Fi Protected Setup (WPS) aracılığıyla erişilebilen “saldırı vektörü”,
WPA2 kullanan erişim noktalarında da varlığını sürdürüyor. Bu
savunmasızlığı kullanarak bir WPA/WPA2 ağına izinsiz girmek, modern bir
bilgisayarla 2-14 saatlik sürekli bir efor gerektiriyor fakat, yine de
bu çok önemli bir güvenlik açığı ve WPS devre dışı bırakılmalı. Hatta
mümkünse, erişim noktası WPS`yi desteklemeyen bir sürüme güncellenmeli,
böylece “saldırı vektörü” tamamen ortadan kaldırılabilir.

Wi-Fi güvenlik geçmişi elinizde; şimdi ne yapmalı?

 

Bu
noktada, ya içiniz rahat edecek (çünkü kendi Wi-Fi erişim noktanız
için mümkün olan en iyi şifreleme sistemini kullanmışsınız), ya da
biraz huzursuzlanacaksınız çünkü listenin en başında olduğu için WEP`i
seçtiğinizi gördünüz. Eğer durum sondaki gibiyse, korkmayın, biz varız.
Aşağıda verdiğimiz sıralamada, 2006`dan sonra çıkmış olan tüm
router`larda bulabileceğiniz güvenlik sistemlerini, en iyiden en kötüye
sıraladık.

1- WPA2 + AES

2- WPA + AES

3- WPA + TKIP/AES (TKIP burada bir geriye uyumluluk olarak var)

4- WPA + TKIP

5- WEPOpen Network (hiç güvenlik yok)

 

İdeal
olarak, Wi-Fi Protected Setup (WPS)`i devre dışı bırakarak,
router`ınızı WPA2+AES`e ayarlamalısınız. Güvenlik sisteminiz WEP
olduğunda, güvenliğiniz o derece düşük ki böyle bir ağa izinsiz girmek,
etrafı dikensiz tellerle çevrili bir alana kolaylıkla tırmanarak
girmeye eşdeğer.

 

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.