enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
33,0542
EURO
36,0258
ALTIN
2.555,54
BIST
11.156,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
33°C
İstanbul
33°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Açık
33°C
Pazar Açık
34°C
Pazartesi Az Bulutlu
31°C
Salı Az Bulutlu
31°C
DİKEY REKLAM
DİKEY REKLAM

EVE DÖNÜYORUM GECENİN BİR VAKTİ

31.05.2024
9
A+
A-

93 martında gönderilmiş tebrik kartı otuz sene önce sıkıştırıldığı kapı pervazında duruyor.
Dikkatli bakınca fark ediliyor karttaki solmuş güller.
. . .
Evde yeni hiç bir şey yok. Otuz yıl önce oturduğum kanepe, koltuk. Aynı halı aynı kilim.
Kitapların üzerine örtülmüş kaneviçe örtü.
Vitrinde Kenan’ın resmi.
Duvardaki çerçevelerde vav gözleri, sandalye üzerinde katlanmış seccade ve tesbih.
İçerideki herşey adeta abdestli…
İçerideki her şey otuz yıl önceki gibi,
. . .
Bu evde hayat otuz bir sene evvel durdu.
Batman’da Gazzan adlı petrol rafinerisine düzenlenen bir terör saldırısı bu evde zamanı durdurdu.
Halam ve eniştem yaşayan iki ölü oldu o olaydan sonra.
. . .
Bu kez kapıyı halam açmadı.
Kızının oğulları… Biri Kenan’ın gözleriyle bakan, diğeri eniştem gibi mahcup iki delikanlı.
İki kız ve onların eşleri.
Yusuf, eşi, oğlu, kızı…
Hepsi ağırbaşlı, hepsi sakin tavırlı.
. . .
Herkesin saygı duyduğu bir adamdı eniştem.
Benim kimseleri beğenmez babam bile onun yanında çeketini ilikler uslu bir çocuk gibi otururdu.
Çehresi mütebessim, iyilik dileyen, her hareketi ölçülü bir eski zaman efendisi…
. . .
Altmış bilmem kaç yıl önce halam ona eş olmuş.
Şimdilerin anlam veremeyeceği bir ram oluşla…
Gölgesi gibi… şefkatle, aşkla, benzersiz bir saygıyla …
Hiç kimse halamın ağzından eşinin adını duymadı bunca sene.
‘Katip efendi’siydi o halamın.
Geldiğinde ayakta karşıladığı, bıkmadan hizmetini gördüğü, tatlı sözlerle gönlünü hoş ettiği, güldürdüğü, sohbet ettiği efendisi.
. . .
Katip Efendi, önceki gün hastanede torununa el salladıktan sonra can vermiş.
Otuz sene önce satın alıp hazırladığı kefenine sardılar onu. Kumaş topunun içinde cenaze masrafı…
Evin yüz metre ötesinde beş vakit namaza gittiği camiden kalktı naşı…
Camiye yüz metre ötedeki mezarlığa, otuz yıl önce satın alıp çevirdiği yere defnedildi.
Mezarlığın yüz metre daha ötesi otuz yıl önce Batman’a sağ gidip tabutla gelen oğlunun yattığı şehitlik…
İkisinin de kabrinin üzerine otuz yıl önce dikilmiş fidanlar ulu ağaçlara dönmüş.
Dün babaoğul buluştular.
Otuz yıllık bir bekleyişti onlarınki.
. . .
Ya halam…
Babamla birbirlerine ağızlarını yamultarak, gözlerini şaşı yaparak bakar, sonra kıkırdarlardı.
Ben de karşısına geçip ağzımı yamulttum.
Kıkırdayarak sordu.
‘Kimsin sen?’
‘Beni unuttun demek… böyle miydi kavlimiz. Ben… Ben senin kardeşinin oğluyum.
Elini eline vurdu. Yine emsali kalmamış çetrefil Çerkes aksanıyla…
‘O zaman ben senin halanım’ dedi.
Onun bana sarıldığı gibi sarıldım, başını göğsüme bastırdım. Anasının diliyle konuştum onunla. Sarı pırasa saçlı küçük bir çocuğa döndü birden. Gözleri parladı. Yüzü geniş bir gülümsemeyle aydınlandı.
‘Sıwuızınş’es, wui sıtıxode?’
. . .
Durumun farkında değil.
Muhakemesi bir dakika sürüyor.
Sonra aynı şeyi tekrar soruyor. Bu kez ben sordum.
‘Eniştem nerede?’
Rahat, huzurlu bir yüzle cevap verdi bana.
‘İçeride’
. . .
Ve sonra değişiyor herşey.
Sakinleri değişiyor evlerin.
Yüz çizgilerinde dedelerinden ninelerinden izler taşıyan başka adamlar, başka kadınlar dolaşıyor ortalıkta.
Şehirler değişiyor, sokaklar değişiyor, ağaçlar büyüyor.
Başka araçlarda, başka şarkılar dinleyerek, başka dertleri konuşarak gelip geçiyor insanlar önümüzden.
Halam, hepsi kim olduğunu unutmuş bir sürü yaşlının arasında hiç kimsenin bilmediği bir dille mırıldanarak Katip’ini bekliyor.
Ben eve dönüyorum gecenin bir saati.

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.